Gıda Etiketlerinde Nereye Bakmalısınız ?

Tarif Puanı
1 Yıldız2 Yıldız3 Yıldız4 Yıldız5 Yıldız
Tarifi Oyla!
Loading...
FavoriteLoadingDeftere Ekle

1 kişinin defterinde

Gıda Etiketlerinde Nereye Bakmalısınız ?
8 Ağustos 2017 301 defa okundu 0 yorum

Aldığınız gıda ürünlerinin arkasında yazan numaralar ne ifade ettiğini bilmeyen insanlar için zaman zaman kafa karıştırıcı olabiliyor. Genellikle çoğumuz kalori değerini okumasını biliriz, ama çok azımız belki de o kalorinin nereden geldiğine dikkat ediyordur. Bir yiyeceğin düşük kalorili olması sağlıklı olduğu anlamına kesinlikle gelmez, bu önermenin tam tersi de doğrudur. Gıda etiketlerinde dikkat etmeniz gereken belli başlı noktaları anlatmanın yararlı olabileceğini düşündüm, bu sayede vücudunuza girecek olan yiyecekleri seçerken daha doğru kararlar verebilirsiniz.

şekerli

Şeker

Kalori ve yağ değerine bakmadan önce bence şekere bakmanızda fayda var. Şeker çoğu insanın sağlığını tehdit eden bir unsur. Kilo alımı, yiyecek bağımlılıkları, ruh hali bozuklukları, sivilce, sindirim sorunları ve daha fazlası şeker yüzünden kaynaklanan sorunlardan birkaçı. Ürün kendini ne kadar “doğal” lanse ederse etsin ya da “doğal” tatlandırıcı kullanıldığını ifade etsin, herhangi bir işlenmiş gıdanın bir porsiyonu 5-10 gramdan fazla şeker içeriyorsa uzak durmanızda yarar var. Tabi burada bir istisna var o da, yemeye niyetlendiğiniz şeyin meyve olması. Doğal meyvelerden abartmamak koşuluyla şeker oranına bakmadan yiyebilirsiniz, içiniz rahat olsun süper market ürünleri ve meyveler tamamen apayrı şeyler.

lif

Karbonhidratlar ve Lif

Şekerden sonra bakmanız gereken değerler toplam karbonhidrat değerleridir. Şeker, lif ve diğer karbonhidratlar; bunların hepsi karbonhidrat kategorisine girer ve her biri insülin hormonunuzu farklı bir yönde etkiler. Lif, örneğin, sindirimi yavaşlatır, kan şekerini düzenler, hatta kilo vermeye yardımcı olur. Lifli karbonhidratlarda ayrıca çok fazla kalori yoktur neredeyse yediğiniz gibi çok fazla emilmeden ve sindirilmeden vücudunuzdan çıkar lif içeren besinler. Şekerde ise lif yoktur ve saf glikoz, früktoz, ya da sakkarozdur. Bunlar ise kana hemen karışmaları ile bilinirler. Bu da glisemik indeksinizin hızla artmasıyla sonuçlanır. Aynı zamanda kanda artan insülin hormonu hücrelerinizin yağ depolamasına neden olacaktır. Dahası da var… Tükettiğiniz şeker dolaşım sisteminizden çıkar çıkmaz yorgun düşeceksiniz ve kan şekerinizi tekrar yükseltmek için biraz daha şekere muhtaç olacaksınız. Bir çeşit kısır döngü yani… Firmalar bu yüzden yiyeceklerine çok fazla şeker ekliyor. Daha fazla yemenizi ve satın almanızı istiyorlar. Karbonhidrat değerinin çoğu şekerden gelen bir besini yememelisiniz. Yani sonuç olarak toplam karbonhidrat değerini inceleyin ve bu değerin yeterince lif içerip içermediğine emin olun. Yüksek karbonhidrat değerlerine sahip tahıl ürünlerinde ya da meyvelerde porsiyon başına 3-5 gram lif içeren besinler aramanız iyi olacaktır.

zeytinyağı

Yağ

Yağdan korkmanıza gerek yok, sadece biraz dikkatlice bir inceleme yapmanız gerekiyor. Toplam yağ değerinin altında tekli doymamış, çoklu doymamış ve doymuş yağlardan oluşan bir liste görürsünüz. Tüm etiketlerde yağ değerleri böyle gruplandırılmamış olabilir, bazen trans yağlar -kötü yağlar – da bu listelerde gösteriliyor. Genel olarak tekli doymamış yağlar ve çoklu doymamış yağlar iyidir. Ama kanola yağı gibi işlenmiş yağları veya mısır, ayçiçeği, soya yağı gibi sebze yağlarını tercih etmemelisiniz. Bulabileceğiniz en iyi tekli doymamış yağ kaynakları ceviz, avokado ve zeytinyağıdır. Doymuş yağların da hepsi kötü değildir, bu yağlardan bitkisel kökenli olanlar kalbe ve kolesterole iyi gelebiliyor. Sonuç olarak herhangi bir hazır yiyecek aldığınızda trans yağın “0” olmasına dikkat edin ve yiyeceğin sağlıklı olup olmadığını anlamak için toplam yağa bakmak yerine yağın kaynağına bakın.

süt yumurta

Protein

Şimdi de protein kısmına göz atalım. Her yediğiniz öğün başına en az 5gram protein almanız gerektiğini biliyor muydunuz? Vücuda aşırı protein yüklemesi yapma taraftarı değilim ama protein kan şekerini düzenlemesi, uzun süren tokluk hissi vermesi ve yiyeceklerin glisemik indeksini azaltması bakımından çok önemlidir. Protein metabolizmanızı harekete geçirirken aynı zamanda zihninizi de açacaktır. Soya proteinli ürünlerden uzak durun, çünkü soya proteini çokça işlenmiş bir proteindir. En sağlıklı seçim için yiyeceğiniz proteinin işlenmemiş olmasını tercih edin.

tuz

Sodyum

Tuz ve şeker bugünlerde tüm ürünlerde mevcut. Çünkü konuldukları yiyeceğin tadını güzelleştiriyorlar ve sizi daha fazlasını ister bir halde bırakıyorlar, yani tüm bunlar şirketler daha çok kazansın diye yapılıyor aslında. Yine de sodyum düşmanımız değil, sodyuma ihtiyacımız da var, ama sağlıksız ve işlenmiş yiyeceklerden gelen sodyumu istemiyoruz. Vücudunuzun istediği gerçek tuzu size verecek kaynaklar deniz tuzu, himalaya tuzu, siyah tuz veya diğer işlenmemiş tuz çeşitleridir. Genel olarak yiyeceğiniz hazır yiyecekte sodyum değerinin 200 mg’ın altında olmasını tercih edin.

Size şunu söyleyebilirim ki etiketteki kalori değerleri benim için çok bir şey ifade etmiyor, etiketin altında yazan günlük tavsiye edilen miktarlar da öyle. Yaptığım ilk iş şeker içeriğine bakmak, bunu yaparken de lif ve toplam karbonhidratı inceliyorum. Sadece düz kaloriye bakıp ürün almak yerine alacağınız üründe yukarıda yazılan şeyleri incelemeye çalışın.

Sizin de gıda etiketlerinde özellikle baktığınız bir yer varsa lütfen bizimle de paylaşın.

Yorumlar

İsim ve mail adresinizi yazın. E-Posta adresiniz gizli kalacaktır.